Hırsızın Elini Kesmek mi?
24 Ağustos 2021

Pabucun Dama Atılması

Osmanlı döneminde, esnaf ve sanatkarların bağlı bulunduğu Ahilik Teşkilatı gibi güzide bir kurum vardı.
Ahilik Teşkilatı, ticaretin yanında sosyal hayatın da düzenini sağlamaktan sorumluydu.
Ahilik teşkilatında kusurlu, hileli, modası geçen mal ve eşyalar için gelen şikayetler ve düzenli yapılan kontroller sonucu değerlendirilir ve gereği hemen yapılırdı. Hileli ve Kusurlu malın, malzemeden çalmanın ve kalitesiz işin önüne geçmek için ilginç önlemler uygulandı.
Bu dönemde en çok kullanılan ürün olan ayakkabıların yani pabuçların kalitesiz ve hileli çıkmasının, malzemeden çalınmış olduğunun öğrenilmesi sonucu halkın veya yetkili kişilerin o ürünü üreten veya satan esnafın dükkanının önüne gelerek hileli ve kusurlu pabuçları tüm halkın önünde ibret-i alem olsun diye herkesin görebileceği yükseklikteki dükkanının çatısına atarlardı.
İmalatçı kişi hiçbir zaman o ürünü çatıdan kaldıramazdı. Halk gelip geçerken çatıya bakar ve kusurlu malları gözleriyle görürdü. Gelen geçen insanlar da buna bakıp kimin iyi, kimin kötü ayakkabı imal ettiğini anlardı.
Ayrıca pabuçları dama atılan esnaf maddi kazançtan da olur, itibarı zedelenir ve gerçekten ‘Pabucu dama atılmış’ olurdu.
Şimdi ahilik teşkilatında uygulanan bu yöntemi, satın aldığımız tüm ürünlere uygulasak başka soframıza gelen GIDA maddeleri başta olmak üzere hileli ürünlerden damlarda yer kalmazdı, herhalde. Günümüzde kusurlu ve hileli malları üretenler kısmi olarak basın yoluyla duyurulmaya çalışıyor ama maalesef yetersiz kalıyor ve arkası gelmiyor. Ağır cezalar uygulanmadığından, gerekli düzenli kontroller yapılmadığından dolayı bu sahtekarlar az miktarda cezayı ödeyip başka isimler adı altında yeniden dolandırıcılığa devam ediyorlar hem de televizyonlarda reklamlarını da rahatça yapabiliyorlar.
Ayrıca Utanma diye bir şey de zaten yok bu insanlarda. Yani pabucunun dama atılması bunları hiç etkilemiyor, maalesef.
İlhami Pektaş’dan Alıntı

Bir cevap yazın